Yeni Giresun Ga...'s profileYeni Giresun Ana SayfaPhotosBlogListsGuestbook Tools Help

Sayın ziyaretçi hoşgeldiniz. Yorum, istek, görüş, öneri ve paylaşmak istediğiniz herşeyi buraya yazabilirsiniz. Sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.

Ziyaretçi defterimize yazacağınız yorumlarda lütfen hakaret edici, argo, küfür vb. kelimeler kullanmayınız. Gazetemizde yayınlanan haberlerle ilgili yorum yapmak istiyorsanız gazete sayflarımızın altında bulunan açıklama ekle linkine tıklayarak o günün gazetesindeki haberlere yorum yazabilirsiniz. Saygılar.

Comments (33)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

1 day ago
Emeğinize sağlık ::: www.goreleresim.com :::
21 Apr.
Picture of Anonymous
(adsız) wrote:
YANAN YÜREĞİN FERYADI
EY YETKİLİLER NEDEN DUYMUYORSUNUZ.....
GÜNEYDOUĞU'DA TERÖRE HERGÜN ŞEHİT VERİP AĞLIYORUZ....GİRESUN'DA DA OTOBAN(TRAFİK) TERÖRÜNE ŞEHİT VERİYORUZ.....
Bitmemiş bir yolu törenlerle,alkışlarla ,şakşaklarla biz Giresunlulara verdiniz.Yol güvenliğini can güvenliğini hiçbir şekilde sağlamadınız.Bununla da kalmayıp spor alanları açtınız...Ne bir üst ne bir alt geçit var hiç bir güvenlik önlemi yok çünkü almadınız.Bu yolu bize ölüm yolu olarak armağan ettiniz.Neden ölmemizi bu kadar çok istiyorsunuz ve neden yüreğimizin ateşler içinde yanmasına seyirci kalıyorsunuz.
ACİZLİK İÇİNDE MİSİNİZ YOKSA?..
Eğer acizseniz ki durum onu gösteriyor bırakın koltuk sevdasında olmayı da istifa edin .Hiç değilse yürekli olduğunuzu bu şekilde görelim.
Biz vatandaşların güvenliğini düşünmüyorsunuz.O yola yaya geçidi açmakla halkı ölüm yoluna ölüme davet etmiyormusunuz?Güvenlik anlayışınız bir yaya geçidinden mi ibarettir....
Hangi zihniyetle transit yola spor aletleri kurdunuz, kimlerin cebini doldurdunuz ,hangi yakınınızı zengin ettiniz...Çıkıp Giresun' un en büyük sorunu alt yapıydı onu halletik demek çok kolay hoş görünürde oda hikaye...Oysa alt yapı eksitliğinden kimse ölümyor.Sizler önce transit yolda ki eksitlikleri görün asıl sorun orda....Ama bunu görmeyip gururla göğsinizi gere gere halkınıza oyun parkı  yada kaldırım yaptırdığınızı söylüyorsunuz....Sizin halkınızın oraya nasıl geçeceğini hiç düşünmediniz...Sağlam insanlar bile ordan gecemezken engelli insanlarımız nasıl gecebilir diye hiç kendinize sordunuz mu?Bir sürü engelli insanımız var oysa....
Bu problem sadece Giresun merkezinde olan bir problem nedense.Gidin bakın Ordu iline yada Trabzon'a nasıl bir önlem almışlar nasıl halkı düşünerek hareket etmişler.Gerçi o kadar uzağa gitmenize de gerek yok bulancak yada pirazizede gidebilirsiniz onlar da halkı düşünerek önlem almışlar...Siz uyuyun..Sizler sadece cebimizi nasıl doldurabiliriz nasıl cahil insan yetiştirebiliriz diye düşünün...
VE BİZDE HALK OLARAK NASIL BU YOLLARDA CAN VERMEMEYİ VE CANIMIZI VERMEMEYİ DÜŞÜNELİM.....
Az kalsın unutuyordum.....sizlere teşekkür etmeyi..NEDEN Mİ?...
Önlem almışsınız ...Demir korkuluk yerine bazı yerlere naylon şerit geçmişsiniz......ALLAH sizden razı olsun.Hayatımız pamuk ipliğine bağlı diye düşünürken gördüm ki bırakın pamuk ipliğini (o ne ki naylon şeridin yanında) naylon şerite bağlıymış...Bunları bizden eisrgemediğiniz için başımızda ki siz değerli insanlara teşekkür ederiz.Sizler aslında eli öpülesi insanlarmışsınız...BİZ FARKINA VARAMAMIŞIZ....
 
 
 
 
15 Aug.
Picture of Anonymous
OLCAY KOL EKMEKCİ wrote:
SORULMASI GEREKEN O KADAR ÇOK SORU VAR Kİ AMA HEPSİ CEVAPSIZ KALIYOR....
BELEDİYENİN YAPMIŞ OLDUĞU SAHİL YOLUNDA Kİ SPOR ALETLERİ HALKA HİZMET ADI ALTINDA ASLINDA BİR ÇOK CAN ALIYOR...TRANSİT YOL ZATEN CAN ALIYORDU ONA KARŞI HİÇ BİR ÖNLEM ALINMAZKEN BİRDE ÜSTÜNE ÜSTLÜK SPOR ALETLERİ ÇIKTI BAŞIMIZA.NERDE HANGİ İLDE GÖRÜLMÜŞ TRANSİT YOLUN KENARINDA SPOR ALETLERİNİN OLDUĞU HADİ YAPILDI İYİ HOŞ DİYELİM AMA KARŞIDAN KARŞIYA GEÇİŞ İÇİN NE BİR ÜST GEÇİT NE BİR ALT GEÇİT VAR ÖLÜM DANSI YAPIYOR İNSANLAR ORAYA ULAŞMAK İÇİN.MADEM HALKA HİZMET ETMEK İSTİYORSUNUZ ÖNCE YOLLARIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIP ONDAN SONRA BU TARZ YATIRIMLARA BAŞVURSANIZDA KİMBİLİR KİMLERE PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞTİR O SAÇMA SAPAN ALETLERİ ORAYA KOYMAK İÇİN.İLİMİZDE KAPALI SPOR SALONU VAR YÜZME HAVUZU VAR GİDİN ORANIN BAHÇESİNE YAPIN BU TARZ ALETLERİ KİMSENİN EVİNE ATEŞ DÜŞÜRMEYE HAKKINIZ YOK Kİ....ÇOLUK ÇOCUK MERAK EDEREK ORAYA GEÇMEK İSTİYOR TAM MAHHLELE KARŞISINA KURULUR MU BU NASIL BİR ZİHNİYET BU NASIL BİR ANLAYIŞ KAÇ TANE CAN VERMEMİZ GEREKİYOR ÖNLEM ALINABİLMESİ İÇİN.DAHA BİR HAFTA ÖNCE 23 YAŞINDA HAYATININ BAHARINDA OLAN BİR GENC O YOLDA CAN VERDİ.
HA TABİ BURDA BİR TEK BELEDİYENİN DE SUÇU YOK Kİ SÜRÜCÜLERİMİZ NEDENSE TRANSİT YOL DENİNCE AKLA HIZ YAPMAK GELİYOR OTOBAN DEĞİL KARDEŞİM BURASI TRANSİT YOL BELLİ BİR HIZ LİMİTİ VAR HİÇ Mİ DDİKKAT ETMEZSİNİZ...
SORDUĞUMUZDA AZ İLERDE VİLAYETİN ÖNÜNDE YAYA GEÇİDİ VAR DERLER AMA GELİN GÖRÜN Kİ HİÇ BİR SÜRÜCÜ YAYA GEÇİDİNDE BİLE YAVAŞLAMIYOR HA NE OLUR VATANDAŞ ÖLÜR BELKİ BİRAZ DAHA FAZLA CEZA YER O KADAR....
BU KADAR UCUZ MU BE CAN VERMEK BU KADAR UCUZ MU İNSAN HAYATI.... NE ZAMAN ANLARSINIZ SİZLERİNDE EVİNİZE ATEŞ DÜŞÜNCE Mİ EVET BENCE ANCAK O ZAMAN ANLARSINIZ AMA YİNE DE C.C RABBİM KORUSUN HERKESİ O YOLDAN KİMSE CAN VERMESİN O YOLDA..
13 Aug.
gürselwrote:
üçüncü ölüm yıldönümünde
KAZIM KOYUNCU
kardeşimi sevgi ve özlemle anıyorum..
çernobil faciasının olası etkilerini halktan gizleyen insanlık suçluları aramızda dolaşıyor hala..
hesap sorulacak gün hiç mi gelmeyecek sanıyorlar..
gürsel ekmekçi
26 June
Picture of Anonymous
(adsız) wrote:

Babası öldü.
Yetim büyüdü.
 Üvey evlat oldu.
 Tutuklandı.
 Hapse atıldı.
 Sürüldü.
 İşsiz kaldı.


 (Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne:

Harcamalarım fazla değil, zira gelirim hep az.)
 Hastalandı...
 Böbreklerinden.
 Vuruldu...  Göğsünden.
 Mesleğinden atıldı.
 İdama çarptırıldı.
 Kardeşleri öldü.
 Çocuğu olmadı.
 Boşandı.
 Karaciğeri iflas etti.

 Evet, bu insan

 

Mustafa Kemal Atatürk 

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın... Anlatın ki, o yetimin,
 evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

 Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan  ibaret değil çünkü...

 

Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.

 İşte liste yukarıda.
 Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş...

 

 Bunu  anlatın. Direnen...
 Teslim olmayan ruhu anlatın.

 Korkmasınlar engellerden.
 Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
 Korkmasınlar işsizlikten.
 Korkmasınlar parasızlıktan.
 Korkmasınlar alçaklardan.
 Korkmasınlar doğrulardan.

 

Yürek dediğin...
 Sadece organ değil arkadaş.
 Bunu anlayın!!!

 
 AB Uyum yasalari geregince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin
 kaldirilmasini protesto ediyoruz
!

 

Ulusal bilincimizi yavas yavas yok
 etmelerine izin vermek istemiyorsaniz; iletebileceginiz kadar iletin iz!

 Izmir kurtulmus, çok tatli bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler...
 Trene binerler ve kompartimana çekilirler.

 

Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün  kompartimaninin kapisini çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatini  yikamaktadir.

 

Yaveri: 'Pasam bu ne hal, hiç uyumadiniz herhalde; niye  böylesiniz', der.

 

'Çocuk, kompartimanima yastikla battaniye koymayi  unutmussunuz, kolumu yastik yaptim agridi, setremi yastik yaptim üsüdüm,
 uyumadim kalktim', der.

 

Yaveri: 'Aman Pasam! Birimize haber vereydiniz;
 hemen size bir yastikla battaniye getirirdik', der. Ve bir ülke kurtarmaktan  dönen komutan tarihi bir cevap verir:

 

'Geç fark ettim, hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiç birinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil; 

 milletimin rahat uyumasi'.

ATAMIZ SAYESINDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ KI; HALA UYANAMADIK?

 

17 May
gürselwrote:
merhabalar..bir düzeltme yapmak durumundayım,aşağıdaki yorumumda istemeyerek hatalı bir bilgi verdiğimi öğrendim..sevgili fatih abi defin yeri konusunda bir istemde bulunmamış..yorumumu okuyan ortak bir dostumuz beni uyardı..düzeltiyorum..
ama ne var ki,bu,ayakların baş olduğu düşüncemi değiştirmiyor..
saygılarımla,
gürsel ekmekçi
15 Apr.
gürselwrote:
ömer kardeşim,
ellerine sağlık..yiğit namıyla anılır başlıklı yazın çok dokunaklıydı..bu şehirden bir fatih şenel geçti..namı ayı olsa da kendi çiçek gibi bir insandı tanıyanlar bilir..senin yazdıklarının üstüne birşeyler eklemeyi umarım saygısızlık kabul etmezsin..fatih abi'nin giresun'a gömülmek istemeyişi ne de manidardır değil mi..ayakların baş olduğu bu şehre neler anlatıyor neler..toprağa verildiği gece ben de o'nu,bir dost sohbeti ortamında,yunus emre'nin ''yiğit iken ölenlere göğ ekini biçmiş gibi'' dizeleriyle andım..huzur içinde uyumasını diliyorum..
senin yazının ikinci bölümü adeta bir ders niteliğindeydi..zaten uzmanlık alanın sayılır bu konular,lafı eğip bükmeden gerekeni yazmışsın..kazım koyuncu kardeşimin acısı da duruyor henüz içimizde..ama için rahat olsun,gün gelir biri çıkar hesabını sorar bunların..yıllardır doğamızı,toprağımızı,denizimizi,yeraltımızı,
insanlarımızın sağlığını satanlar,bu vatanı satanlar rahat uyumasın..
tekrar ellerine sağlık kardeşim..
gürsel ekmekçi
 
 
15 Apr.
gürselwrote:
sevgili zeki akdağ'ı yitirmenin üzüntüsü içerisindeyim..yenigiresun'a ilk yazımı 1985 yılında yazdığımı anımsıyorum..o zaman da ülkemiz için yüreğimiz kan ağlıyordu,bugünkü satılmışlıkların temelleri yeni atılıyordu..bizler de eli kalem tutan,bu ülkeyi çok seven birkaç genç idealist,kendi köşelerimizde birşeyleri anlatmaya çabalıyorduk..uzun yıllar sonrası,geçtiğimiz aylarda,yine içim kan ağlayarak birkaç yazı gönderdim gazeteme,yine birşeyleri anlatmaya çabalayarak..sevgili zeki akdağ,kimilerine çok sivri gelen bu yazıları elbette ki göğsünü gere gere yayımladı..her ne kadar halkımız,bu topraklarla aslında zerre kadar ilgisi bulunmayan,her nasılsa egemenliği ele geçirmiş kapkaranlık bir tarikatın ihanetlerle kaplı yolunu tercih etse de bu devranın böyle gitmeyeceği umudunu koruduk hep..sanırım sevgili zeki akdağ da hem aynı üzüntüyü hissederek,hem de aynı umudu koruyarak yaşadı..
O'nu tanımış olmanın mutluluğunu duyarak,kendisini sevgilerle uğurlamaktan başka birşey gelmiyor elden..hoşça kal zeki abi..
gürsel ekmekçi
19 Feb.
Picture of Anonymous
İYİ OKUYUN VE GÖRÜN İŞTE wrote:

Yil 2029,kizim 18, ben 41 yasindayim...

"Baba bizim bayragimizda sizin zamaninizda Ay-yildiz varmis neden simdi haç isareti ve anlamini bilmedigim renkler var?

iki arkadas okulda tavan arasinda eski bir atlas bulmustuk, o atlasta görduk, daha önce Edirne'den Kars'a kadar Turkiye topragi imis, simdi neden o haritanin 1/5'ine Turkiye diyoruz?

Eskiden her mahallede 1 yada 2 cami varken, simdi neden her ilde bir cami var, dedem bahsetmisti daha önce ezan denen bir sey varmis, gunde 5 defa camilerden okunurmus simdi bu çan sesleri ne baba?

Filistinlilerin zamaninda topraklarini parça parça satarak İsrail'in kurulmasina sebep olduklarini hiç mi bir yerde okumadiniz da, topraklari mizi sattirip simdi bu ufacik alana bizi hapsettiniz. Siz atalarinizdan böyle mi aldiniz bu topraklari, emaneti böyle mi korudunuz. Gunden gune topraklarimiz satilirken siz uyuyor muydunuz baba?

Baba kuçukken herkesin beni Aybuke diye çagirdigini hatirlar gibiyim simdi neden bana Angel diyorlar, beni kulagima Angel ismini ezanla sen mi söyledin?

Bizim evin önunden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Hergun bize hakaret ederek ve sizi her gördukleri yerde coplayarak demokrasi! mi getirdiler baba? Bize okulda demokrasinin tanimini daha farkli ögretiler sanki

Elime geçen gun bir kitapgeçti baba, senin gençliginden kalan. Biz Ankara'ya tasinmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'mis ve 6317 sehit vererek "Gazi" lik unvanini kazanmis. Neden simdi oraya kurdistan diyorlar baba.

Baba hani sizlere kurtlerle Turkler kardestir demisler, peki kardeslerim neden bizi öldurup ulkemizde ayri devlet kurdular.

Baba o kitapta Ataturk diye birinden de bahsetmisti. O her kimse 1933'te Bursa'da bir nutuk vermis, ben simdi bile ne kastettigini anlayabiliyorken, sizin gençliginiz bu kadar mi cahildi de o uyarilari dikkate almadiniz.

simdiki kurdistan topraginda yer alan Suleymaniye'de askerimizin basina çuval geçirmisler ve sen o dönemde gençtin, hiç mi kanin donmadi baba. Neden hesap sormadiniz bunlari görmezden gelen yöneticilerinize?

O az önce bahsettigim Ataturk size bir hitabe yazmis ve sizi hain yöneticilere ve usaklara karsi uyarmis ve hitabenin sonunda da "Muhtaç oldugun kudret damarlarindaki asil kanda mevcuttur." demis. Baba kaniniz o kadar bozuk mu ki ulkemizi bu hale getirenlerin yakasina yapismadiniz.

Baba Turkiyeli ne demek, biz Turk çocugu degil miyiz, soyumuz belli degil mi bizim, o kitapta okumustum "Ne mutlu Turkum diyene" yaziyordu. Peki, baba ben neden mutlu degilim. Turkum demek suçsa ve kötu bir seyse siz eskiden neden söylerdiniz.

Baba biz Kurtulus Savasi denen bir sey yasamisiz, kitaba göre dunyanin gördugu en sanli savasmis ve o savasta 4 milyon sehit vermisiz. Madem bu vatandan bu kadar kolay vazgeçecektiniz de neden o kadar sehit verdiniz.

Hiç mi kitap okumadiniz, hiç mi sizi uyaran olmadi, hiç mi göremediniz ulkemizin peskes çekildigini, eger farkinda olduysaniz ve duygusuzca evinizde oturduysaniz sizin o hainlerden ne farkiniz kaldi. Allah'in huzuruna hangi yuzle çikacaksiniz baba. "Vatan sevgisi imandandir" diye bir hadis varken hadi diyelim ki Turklugunuzden vazgeçtiniz bari İslam'in emrine uysaydiniz.

Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marsimiz varmis, o marsi yalnizca köru körune ezberlediniz mi? Atalarimiz sizi her firsatta uyarmis, demis ki "Ey Turk titre ve kendine dön."Baba ne zaman titreyeceksiniz, Ankara'yi da kaybettikten sonra mi? Bundan 13 yil önce titremediyseniz eger artik hiç bir sey titretemez sizi.

Baba sen son bagimsiz olan Turkiye Cumhuriyetini gördun."Ya devlet basa,ya kuzgun lese" diyebilecek bir Hasan Tahsin,bir sehit sahin,bir Sutçu İmam yok muydu aranizda?Yaziklar olsun baba sizin gençliginize!

Bu gunleri görecegime hiç dogmasaydim baba. Turklugunuzden utanmadiniz hiç olmazsa insanliginizdan utansaydiniz baba. Bu vatan göz göre göre altinizdan kayarken hiç olmazsa *SEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?"
 

11 Aug.
Picture of Anonymous
SOYLU wrote:
 

Sinan Bey öncelikle sizi tebrik ediyorum kelime haznenizin genişliğinden ve kültür seviyenizden dolayı.Tebrik ediyorum ;çünkü yazınız küfür ve hakaretten başka bir şey içermiyor.Cehaletiniz karşısında insan söyleyecek bir şey bulamıyor.Eleştiri yapmanın da bir usulü adabı vardır;fakat siz kim usul adap bilmek kim??

24 temmuz tarihli yazınızı okudum Gürsel Bey o yazıyı yazan ellerinizden öpüyorum.İçinde bulunduğumuz gerçek ancak bu kadar açık bir dille ifade edilebilinirdi siz bir çok insanın söylemeye cesaret edemediği dile getiremediği bir konuya değinmişsiniz ayrıca cesaretinizden dolayı da kutluyorum.Sinan Bey (bey sıfatını hak etmiyorsunuz ama ben yine de bey diyeyim başka türlüsü de bize yakışmaz zaten) ben okuduğum yazıda (24temmuz tarihli) toplumu halkı aşağılayacak aptal damgası vuracak tek kelime bile bulamadım .Bu halka asıl aptal damgasını vuran sizin gibi aptallardır.Ha bu arada Gürsel Bey’in beyninin kaçta kaçının çalıştığını bilmiyorum ama sizinkinin uzun zamandır hiç çalışmadığı belli.(tavsiye olarak nadasa bırakın belki faydası olur)o mahalle ağzıyla yazdığınız yazıyı bir daha okuyun okuyunki görün… siz bir Türk insanı  olamazsınız .Türk insanı yaptığı her harekette, konuştuğu her sözde asildir, namusludur ,şereflidir, haysiyetlidir ,ahlaklıdır bu nedenle yazdığınız yazı bir Türk vatandaşının kaleminden olamaz.Rica ediyorum Atatürk’ün adını ağzınıza almayın kirletiyorsunuz.

Son olarak bu toplumun vatandaşı olan bir çiftçiye “ananı da al git buradan” diyen bir insanı başımıza lider diye getiren güdülmeye alışmış koyun sürüleri vatandaşımızın anasına dil uzatan Başbakanınızı da alın defolun bu ülkeden Atamızda dahil tüm şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyorsunuz.

8 Aug.
gürselwrote:
 merhaba
ilk yazıyı yazan kişi olarak,izninizle son yazıyı da ben yazayım.çok uzadı,bitsin artık bu konu.
öncelikle,o iyilik dolu yüreğiyle tartışmaya katılan sevgili abime teşekkür ederim.ayrıca,kim olduğunu bilmediğim,
ama tahmin eder gibi olduğum,beni destekler gibi görünen kişi de sağolsun..
 yazımdan ötürü bir hayli eleştiri aldım..kutlayan da oldu,kızan da..altına imzamı atarım diyen de,beni faşistlikle
suçlayan da.elbette bunları hoşgörüyle karşıladım..
günler geçip de daha serinkanlı düşündüğümde,eğer bu yazıyı bugün yazsaydım,o kadar sözcük içinde yalnızca
sürü sözcüğünü yumuşatacağımı gördüm..ne bileyim,örneğin,''kara cahiller toplumu'' diyebilirdim..yine de vicdanen biliyorum ki
halka hakaret etmeyi amaçlamadım..
sinan bey'in benim için yazdıklarıysa,üzgünüm ki hakaret doluydu..küçümseme yüklüydü..41 yıllık yaşamımda bu sözleri hakedecek hiçbir
davranışım olmadı.bilinmesini isterim ki,her söz bir yana,hakkımdaki ''şu gürsel ekmekçi''ifadesi bile kabul edebileceğim bir tarz değildir.düzeyi düşürmemek adına kendimi frenliyorum..
önce bir sosyalistle tartıştığımı sandım ve önemsedim.çünkü kendimi hiç de uzak hissetmiyorum bu görüşe..bir sosyalistin chp'yi beğenmeyişi çok
doğal..iyi de ben chp'li falan değilim ki,beni niye eleştiriyor bu adam diye üzüldüm.sonradan,chp'nin bazı üst düzey yöneticilerinin basında çıkan ve halkı suçlayan demeçlerini okuyunca onlarla aynı paralelde sanılma talihsizliğine uğradığımı gördüm.
oysa ki tepkim,amacım çok farklıydı..birkez daha yazayım,mustafa kemal'in kurduğu cumhuriyet bu seçimde bitmiştir..artık yeni bir islam cumhuriyeti için
ok yaydan çıkmıştır.kaddafinin çadırı,hikmetyarın dizinin dibi,çemişkezek kuran kursu,fetullahın okulları,abdnin kucağı derken ülkemiz yavaş yavaş satılmıştır.
aynı yorumu yine yapayım,buna mı saygı göstereceğim?
yazımda kurtuluş savaşı ruhunu,deniz'leri,karaçarşafı derdimi anlatabilmek için kullandım,ne kadar sorun ettiniz,ne var bunda?
bu yaşıma değin,her ortamda övdüğüm,dünyada eşi benzeri yok bildiğim ve sapına kadar çok sevdiğim halkıma,bu hatayı nasıl yaptınız der gibisinden veryansın
ettim.''sen kim oluyorsun da'' diye başlayan hakaret dolu sözleri yazanlara mı kalmış bu duyguyu anlamak?
asıl üzücü durumu,sinan bey'in son yazılarını okuyunca yaşadım.kardeşimiz akp yanlısı bir tutum takınmış.sosyalizmle akp'yi bağdaştırmak yeryüzü tarihinin gördüğü en büyük başarı olarak kalacaktır,kendisini kutluyorum.
kişilere,kurumlara takılıp kalma güzel kardeşim..yok baykal,yok chp,yok fkb,yok şu laf,yok şu söylem.bunları geçelim..benim derdim,bu bir yol ayrımıydı,karanlık bir zihniyetin,hiç yakışmadığı (aslında hiç de ilgisi olmayan) bu topraklardan defedilmesi gerektiğiydi..ama sağolsun sinan bey,bana defolun dedi..yani tayyipler vs.ler bu ülkeyi ele geçirecek,benim gibi yüreğine ateş düşenler defolacak?halk ne yaptığının farkına varamayacak hale düşürülecek,benim gibi anadolu sevdalıları susacak?
artık uzatmıyorum.lütfen kimse bu konuda başka birşey yazmasın.
yalnızca iki konuya takıldı kaldı aklım;
adını bile anmak istemediğim adamın ne denli ileri görüşlü olduğu palavrası hep bu vatan caddesi örneğiyle verilir..benim çok okuyan,çok ilkeli, çok entelektüel
sinan bey kardeşim de aynı hataya düşmüş..ulan,o vatan caddesi yapılırken kaç yüz ağaç kesilmiş,hiç bunu okumadınız mı?kimsiniz,hangi hakla kimin ağacını kesiyorsunuz,o ağaçlar dünya durdukça orda durmuş,kaç padişah eskitmiş,nasıl kıyarsınız?vatana ihanet yalnızca savaş sırasında saf değiştirmekle olmuyor.
ikincisi,laf nasıl gelmişse,giresun sahilyoluna gelmiş..sahilyolumuza..çocukluğumuza..allahın ilmik ilmik dokuduğu kıyılarımıza..işte söz buraya gelirse,kimse beni tutamaz kardeşim,o yolu yapan da izin veren de engel olmayan da destekleyen de adam değildir.
benim veryansın edişimle başlayan bir tartışmada,söz nasıl olur da sahil yolunun haklılığına gelir,bir giresunlu nasıl olur da sahiline tecavüz edilmesini destekler,
işte ben bunları hiç anlamayacağım
huyum kurusun çok geri kafalıyım..
gürsel ekmekçi
 
 
 
 
 
7 Aug.
hayalwrote:
 sinan bey,
yazdıklarınızla ilgili pek fazla yorum yapmayacağım çünkü politika böyle konuş konuş asla sonu gelmeyen bir olaydır ama nedendir bilmem CHP li olduğumu söylemedğim halde ısrarla o konu üzerinde durmuşsunuz tıpkı sayın başbakanımızın durduğu gibi ve ne yazık ki onun ağzından konuşur gibi yazmışsınız.sizinle hükümeti yada chp yi yada başka bir partiyi tartışmayı düşünmüyorum ama gelin görün ki ilk yazınızı okuduğumda açıkca Gürsel beyi tanıdığınızı söylemeye bile çekinen siz olmuşsunuz oysa ben sizin yerinizde olsam direk derdim ve bu da ne yazık ki gerçekten o insana karşı bir kıskançlık yada şöyle diyeyim bir çekememezlik var her neyse buda beni alakadar etmez.size sadece şunu söylemek istiyorum evet giresunda ki yol her kim ne derse desin kesinlikle gereksiz di bakın orduya merkezini bozdurdumu ünyeye bakın halk ayaklandı ve ordan yol geçmedi ne olurdu sanki bizim de denizlerimiz yok olmasaydı plajlarım kalsaydı dağlardan da yol gecebilirdi ama yok biz ne yaptık dağlardan taş kaya topladık denizi doldurduk ve birilerini zengin ettik sonra da bu yol bizim sayemizde bitti diye övündünüz.hangi partiye oy verdiğiniz beni hiç mi hiç alakadar etmiyor saygı duyarım herkesin kendi görüşüdür ben size neden o partiye oy verdiniz de demedim asla da demem bu sizin seçiminizdir çok iyi yapmışsınız aferin size tabiki de susurlukta adı karışan kişiye oy vermeyeceksiniz tabi ki de boş vaadler veren kişiler oy vermeyeceksiniz tabiki de apoyu asmayın diyenlere oy vermeyeceksiniz sayın apo diyenlere oy verceksiniz işte bu ya tebrik ederim sizi.ha CHP ye gelince tasvip etmediğim bir parti neden mi sizinde dediğiniz gibi gerçek solcu değiller CHP Atatürk zamanında partiydi.siz fikirlerinizde sabitsizin diyorsunuz ama görüyorum ki asıl sabit fikirli olan sizlersiniz yol paralarını verip oy kullanmaya getirmişler insanları AKP de değişik versiyondan yaklaştı altın para pul dağıttı nerden geliyor bu pararlar soruyorum haberiniz vardır anladığım kadarıyla partilerler iç icesiniz yaklaşık 3 aydır sadece bir bankanın akp adına çalıştığını da biliyormusunıuz peki.herkes boş atıp dolu tutuyor adı üzerinde siyaset hangisi doğru insan.demek eğitim düzeyini arttırdı öyle mi neden kendi çocukları amerika da okudu ne oldu türkiyede ki okullara bırakın allah aşkına ya eğitim mafoldu düzenden bahsediyorsunuz ne öğretiliyor artık okullarda sürekli saçma sapan projeler neymiş efendim müfredat böyleymiş eskiden di o gerçek eğitim şimdi ise hikaye...
fazla bişey demeyeceğim sadecer şunu merak ettim burdan yazışmak daha mı iyi neden yüzyüze gelip bu konuları tartışmıyoruz amaç kafa karıştırmak değil nede olsa değil mi sadece düşünceleri tartışmak ama  sizde o cesaret bence yok bu arada mümkünse hakaret etmeden yazın çünkü ufaktan hakeret eder gibi bir ima var yazınızda sinan bey ve tekrar söylüyorum insanalrı önce tanıyın sonra yargılayın ayrıca kimseyide siyasi görüşleri açısıdan bu şekilde yargılama hakkına sahip değilsiniz bence siz tipik bir CHP  düşmanısınız yada şöyle diyelim daha doğru olur tipik bir solcu düşmanı saygı duymayı öğrenin benim size duyduğum gibi tabi varsa.... bu arada amacım sizin fikirlerinizi değiştirmek değil öyle bir niyetim olmaz ben herkesin fikrine saygı duyan bir insanımdır gerektiğinde sadece fikrimi söylerim ama sadece bu kadarla kalır...
6 Aug.
Picture of Anonymous
Sinan Uzun wrote:

Sayın herkimseniz, isminizi olsun yazsaydınız şuraya da size nasıl hitap edeceğimi bilseydim. Yazınızı okuyunca bir bayan olabileceğiniz hissine kapıldım her nedense.

Öncelikle sosyalizm nedir onu tam bir öğrenin diyeceğim size. Ayrımcılık yapan ben değilim. Ama ayrımcılıktan kasıt burjuvaysa evet daima karşısındayım. Burjuva olmak için para, pul gerekmiyor artık. Bunun yalakalığını da yapmak burjuvalıktır. Nice insanlar tanırım ki (özellikle de Giresun’da) içmeye ayranları yoktur ama atla giderler……….. anladınız sanırım. Önceki yazımda da söylediğim gibi burada sizlerin düşüncelerini değiştirmeye çalışmıyorum. Çünkü çoğunuz kafanızı sabitlemiş tek bir yöne bakıyorsunuz. Asıl at gözlüklerinizi sizler çıkarın lütfen. Bu iktidar 4.5 yıldır görevdeydi, bir cumhurbaşkanlığı seçimi gündeme gelince birden rahatsız olan bir iki kişi çıkıp haykırmaya başladı. Laiklik elden gidiyor diye. Sormak istiyorum 4.5 yıldır o sesler neden susuyordu. Onların arkasından da hepiniz koyun sürüleri gibi kapıldınız. Sorgulamadınız bile. Neden birden bu sesler yükseldi diye. İşte sizleri kandırmak bu kadar kolay.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına gelelim. Kimler astı onları. Şimdi CHP’nin lideri onları asanlardan akıl alıyor. O asanlardan biri istifa etme dediği için istifa etmemiş. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının savundukları nelerdi biliyor musunuz? Bu hükümet bunların çoğunu azdan çoktan başardı. Eğitime şu ana kadarki en yüksek bütçe payları ayrılarak, eğitim alanında sayısız kampanyalar başlattı. Ama siz şöyle düşünün. Bir sitedeki haberin altına yorum yazan bir vatandaşımız gibi şunu söyleyin; “Zaten bütçede diyanete, eğitimin 4 katı pay ayrılan bir ülkede ne beklenebilir ki”. Bu söz ne kadar doğruysa sizin söyledikleriniz de o kadar doğru. Biraz araştırınca (kulaktan dolma bilgilerle değil) doğruyu bulursunuz canım kardeşim.

Adnan Menderes ile ilgili yazdıklarınıza geleyim, o tarihleri yaşamadığım için net doğrudur diyemem. Ama bildiklerimden yola çıkarsam daha 3-5 ay öncesine kadar Adnan Menderes’i hiç yere astık deniyordu. İkincisi Adnan Menderes’i kimler astı? Peki Adnan Menderes neler yapmıştı? İstanbul’da bir Vatan Caddesi var bilir misiniz? Zamanında Adnan Bey orayı 6 gidiş 6 geliş yaptırdı. O zamanın muhalif partisi CHP buna karşı çıkmıştı “Ne gerek var diye”. Şöyle bir söz söylemiş Adnan Bey; “Gün gelecek İstanbul’a bu yol bile yetmeyecek”. Bugün evet o yol İstanbul’a yetmiyor. Bu küçücük bir örnekti.

Gelelim diğer meseleye evet haklısınız ben Gürsel Bey’i tanıyorum. Söylediklerimin hepsi onu tarif etmiyor. Zaten yazdıklarımı sadece onu kastederek yazmadım, genel konuştum. Fakat kendisinin kendisi hakkındaki yazdıklarında da tam tutarlılık yok.

Şimdi madem siz uyanık halksınız sorayım. Bu millet kime oy vermeliydi?

Susurluk kahramanı Mehmet Ağar’a mı? Banka hortumculuğu ve çeşitli dolandırıcılık uzmanı olan  Cem Uzan’a mı? Apo’yu as diye meydanlarda bağıran ama Apo’nun asılmamasının altına imzasını atan Devlet Bahçeli’ye mi, ülkeyi Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizinin içine sokan DSP-ANAP-MHP koalisyonuna mı? Yoksa Laikliği, Cumhuriyeti ve şehitlerimizin kutsal kanını siyasete alet eden, sırf vatandaşı kandırmak için içi boş vaadlere sığınan, 30 yıllık siyasi hayatımın rüyasına kavuşmak üzereyim diyerek tek derdinin koltuk olduğunu ayan beyan ortaya koyan, bırak normal demokrasiyi parti içinde bile diktatörlük rejimini savunan ve uygulayan, biz yerine ben mantığını benimseyen, seçim yenilgisinin faturasını kendinden başka herkese kesen ki en komiği basını suçlaması; seçim süresi boyunca kendisinden başkasının haberini yapmayan günde en az 50 defa yüzünü gösteren ve artık yeter dedirten medyayı suçlayan :) Programlarda ben 12 Eylül sürecinde askeri müdahalenin karşısında olan en öndeki kişilerdenim deyip, daha sonra askeri müdaleyle oy kazanmaya çalışan, oy istediği, yaz ayında fındığa gidecek olan, fındık için yaşadığı yerden memleketine dönen, fındık üreticisinin kapısına ampülün üstüne çarpı koyup altına tatile gitmeyin oy kullanın yazılı reklamlar asacak kadar aptal ve bilgisiz olan, seçim boyunca birlikte çalıştığı ama seçimden sonra yenilginin faturasını yol arkadaşı DSP’ye kesecek kadar küstah ve saygısız olan, seçim yasaklarından bahsedip seçim günü dahi arabalarıyla Giresun caddelerinde laiklik propagandası yapan, tatil bölgelirindeki millete yol parası verip oy kullanmaları için memleketlerine gönderen, (Yav kimse sormuyor nerden geliyor bu değirmenin suyu, nasıl sorarsın sen canım o Atatürk’ün partisi değil mi?) seçim sürecinde neredeyse her gün ulusal gazetelerin hepsine tam boy reklamlar veren ki o reklamların kaç paraya mal olduğunu basın sektöründekiler çok iyi bilir; kendi hatalarını sorgulamaktan aciz, papa gibi kendini hatasız kabul eden ve ben her zaman doğruyu yaparım mantığıyla hareket eden, yenilginin sebebini kömüre, buğdaya bağlayacak kadar zavallı, zamanında milletin buğdayını, pirincini denize döküp ben tasarruf yaptım diyen, v.s (daha çok şey varda yeter bu kadar) CHP’ye, Deniz Baykal’a mı oy verecekti? Lütfen söyleyin.

Fahri Bey son yazısında doğru bir konuya değinmiş. Hepimiz solun farklı yerlerindeyiz. Doğru. Bu ülkede eğer CHP’yi sol diye tanımlayan ve sol parti diyen varsa o benimle zaten sol adına konuşmasın. CHP’nin sol olmadığını bilecek kadar solu tanıyorum çünkü.

Evet sola yakın partiler var bu ülkede ama dikkat edin yakın diyorum. Ben bu seçim boyunca partilerin çalışmalarını birebir takip edebilecek kadar iç içe oldum partilerle. Kısa kısa anlatayım isterseniz. DSP, CHP’yle birleşti. CHP’li teşkilat önderleri bizlere ve arkadaşlarımıza ne diyordu biliyor musunuz? Gidin kahvelere, kalabalık yerlere kandırın milleti, inandırın. Yapacağız, edeceğiz ne söylerlerse biz yapacağız deyin. Kahvelerde ne kadar AKP’li varsa susturun.

Evet yaptık. Kahvelere gittik. AKP’lileri, AKP’ye oy verecekleri vatan hainliğiyle, Cumhuriyet düşmanlığıyla suçladık. Sustular. Cumhuriyet Mitinglerinde bağırdık. İnsanları susturduk. Neden AKP’ye oy verenler AKP’ye oy vereceğiz demediler diye soruyor, niye gizilyorsunuz diyordu Deniz Baykal. İşte bu yüzden. Onları ülke düşmanı olmakla suçladık. Ben de AKP’ye oy verdim ama beni susturamayacaklar. AKP seçimi kazanınca sevinen halka yoldaki karşıt görüştekiler el kol hareketleri çektiler. Soruyorum, bize mitinglerde, kahvelerde, sokaklarda AKP’ye oy verenler ya da vereceklerin hangisi saygısızlık yaptı. Ben söyleyeyim hiçbiri. Bu ülke O mitinglere katılanlar kadar katılmayanların da.

Hem ayrıca cesaretle, terbiyesizlik aynı şeyler değildir. Bana verdiğim oy için terbiyesizlik eden birine cesaretli demem mümkün değil. Ayrıca neyin cesaretiymiş bu. Zaten bunları söylüyordunuz. Diğerlerini vatan haini diye susturuyordunuz. Hangi AKP’li seçimde önce konuşabildi, savunabildi kendini?

Giresun’un eski bir CHP ilçe başkanının söylediği bir şeyi söyleyeyim. Karadeniz Sahil Yolu ile ilgili ne gerek var bu yola, eski yol bize yeter di diyecek kadar geri kafalı ki o partide onun gibi çookkk, onlara mı oy vermeli?  

6 Aug.
Picture of Anonymous
Sinan Uzun wrote:

Fiskobirlik’in eski başkanı CHP’lidir. Giresunlular bilir zaten. Fiskobirlik’in alt kadrolarına kadar hepsi CHP’lidir. Sırf iktidarı yıpratmak için fındık fiyatlarına fahiş fiyatlar çekip, Fiskobirlik’i neredeyse iflas ettirdiler. Kimse sormuyor, iki senedir sırf iktidar olabilmek için üreticinin parasını cebinden alan kim? Neden iki sene önce 5.5 fiyat verildiğinde çıkıp 7.5 verdin sen, paran yok neye güvendin diyen yok. Bunun altındaki oyunu bile göremiyorsunuz ama suçlu belli iktidar.

Terör konusuna gelelim. Hangi mantık bunu kabullenir anlamıyorum. Terörü bu hükümet icad etmedi. Kaldiki her şeyin altında binlerce komplo teorisi üreten sizler bu konuda nasıl oluyor da bu kadar düz mantıkla bile izah edilemeyecek bir yaklaşımla konuşuyorsunuz. Terörün suçlusu iktidar neden oy kaybetmeyi göze alsın. Hem de seçim arefesinde. Niye MHP’nin kazandığı oyları kazanmak istemesin. Siz bunun altında hiç mi bir kurgu sezmiyorsunuz. Seçim dönemi terörün artışının kime faydası oldu acaba bir söyler misiniz? Bu soruların cevabını bulursanız, yazdığınızdan utanacağınıza da eminim.

Ben yıllardır bana vaad veren ama gerçekleştirmeyenlere hiç oy vermedim. Ama bu sefer bana vaad vermeyen, sadece yaptıklarından bahseden birileri geldi. Dikkat edin Özal bile seçim dönemleri vaadlerde bulunurdu. Ben hizmete oy verdim. Ama siz beni kömüre oy satmakla suçlayın, hiçbir haberine inanmadığım, izlediğimi bin kere araştıran beni, medyaya esir olmakla suçlayın, her gününü yeni bir şey öğrenmek için harcayan, kitaplar okuyan ama okuduğu kitapları sorgulayan sonra da kendini sürekli eleştiren beni, cahillikle suçlayın. Ülkesi için kurşunların cirit attığı dağlarda gözünü kırpmadan dolaşan beni bölücülükle suçlayın, çok sevdiğim ve onun için yüzlerce şiir yazdığım ama adının bu şekilde her şeye alet edildiği, resmen bazı çıkarlar adına kullanıldığını görüp kızdığım Atam’ın düşmanı olmakla suçlayın, Ülkemin büyüdüğünü, geliştiğini, insanlarımın sosyal refahının arttığını, dünyaya açıldığımızı görüp sevinen beni vatan hainliğiyle suçlayın ben susayım öyle mi? Çok sustum beyler bayanlar çokkk. Artık susmuyorum.

Benim Laiklikten, Cumhuriyetten hiçbir korkum yok. Çünkü onu ben ve benim gibi çok insan seviyor. Bu ülkede şeriat tehlikesi yok, halkın hiç böyle derdi yoktu ki birileri çıkıp kafalarını karıştırana kadar.  Okullarda şeriat alemetleri diye yalan haberler mi yapılmadı(Bağcılar Lisesi olayı). Mayo şirketlerine paralar verilip mayo reklamlarımız yasaklandı diye gündem mi yaratılmaya çalışılmadı (bunu söyleyenlerin hiçbiri belge gösteremedi). Solcu kesime yapılmaya çalışılan suikast girişimleriyle laikçilik azdırılmaya mı çalışılmadı. Suni şeriat tehlikeleri mi yaratılmadı. Bunların hepsini çok iyi biliyoruz. Bu ülkede Cumhuriyet’in koruyucularından biri de benim. Ama hala kara çarşaftan bahsedenler var utanıyorum. Bu kadar korkak olmayın. Sizin yaptığınız Osmanlı’da dışarıdan yeni bir şey getirildiğinde bu şeytan icadıdır demekle benzeşmiyor mu lütfen bir düşünün. Bu ülkenin önünü açmak istiyorsak önce korkmaktan vazgeçmemiz ve kim ne derse desin yolumuza devam etmemiz gerekir.

Ha birde o hani başbakan ANANI DA AL GİT demiştiya güya bir vatandaşa. O vatandaş Ankara’da ki büyük bir tiyatronun tiyatro oyuncusudur bu arada. Bende bir tiyatro oyuncusuyum o sebepten de tanırım kendilerini….

Herkes, her şey değişir gelişir. Ama bu ülkede değişemeyen tek bir grup vardır. O da CHP’lilerdir. Her zaman gerici oldular. Ne zaman iktidara gelseler ya da yakınlaşsalar ülkede kaos çıkartılar.

Off her neyse anlatacakları ma kitaplar yetmez de size anlatmanın boş olduğunu bildiğimden bu kadar bile yazmış olmama ben bile şaşırıyorum. Fahri Bey’in dediği gibi bunu uzatmanın manası yok. Siz bana nasihat vermeyin zira ben nasihat zaten dinlemem, hele yorum hiç dinlemem. Birileri bir şey söylediğinde onu defalarca araştırırım doğru mu diye? Bu adam söylüyorsa doğrudur demem asla. O yüzden benim kendi doğrularım var, sizde takılın kendi kafanıza göre ama deneyebilirseniz lütfen bir de başka pencerelerde bakmayı deneyin. Hepinize saygılar… Anlamanızı beklemiyorum. Ama en azından savunduklarınızı somut delillerle savunun. Hayali korkularla değil. Ve bu millet sorgulamaya başladı ben buna seviniyorum, sizler de bunu görmeye çalışın ve sevinin. Laiklikle, din düşmanlığını aynı kefeye koymayın. Zira ben çoğu laikliği savunurken bende müslümanım deyip solculuk yapan, ama baş başa kaldığımızda veya başka ortamlarda dine küfreden insan tanırım ki bunların samimiyetine beni inandıramazsınız. Özgürlüğe sahip çıkın. Kendi düşüncelerinizden bile daha özgür yaşayın ki, kendinizi sorgulayabilin. Hoşçakalın.  

6 Aug.
Picture of Anonymous
(adsız) wrote:
merhabalar,
 bu yazım sinan bey ve gürsel bey arasında geçen diyalogla ilgili ama en başta belirtmek istiyorum ki çok komik buldum yazılarınızı neden mi çünkü her ikinizde hani küçük çocuklar der ya "benim babam senin babanı döver" artık öyle bir hal almış....:)
o bahsedilen konuyu gazete de bende okudum ve gerçekten anlatılmak istenen aslında çok açık ve net sanırım sinan bey fazla alınmış yazıya.sormak istiyorum neden bu kadar alındınız halka edilen bir hakeret yoktu ki sadece bu nasıl bir zihniyette cumhuriyeti bile hiçe sayan kişilerin yine iktidar olması şeklinde ki bir düşünceyi dile getirilmiş hali...bence bir çok kişi bu yazı bu şekilde düşünüp ama ne yazık ki dile getirmeye korkuyorlar.bence sinan bey yazıyı bir kez daha ama ankayarak okuyun eğer orda dikkat ederseniz şöyle bir cümle geçiyor "biz bu vatan için 3 tane gencecik fidan gibi çocukları toprağa verdik diyor ne içindi bu sadece vatan içindi.ve şimdi bu vatan elden gidiyor bunu nasıl göremiyorsunuz anlayamadım.sosyalizimden bahsetmişsiniz size göre sadece köy kesiminde yaşayan insanlar mı sosyalist olabilir parasdı pulu olan insanlkar sosyalist olamaz mı bakın burda bence kopleksli olan sizsizinz gibi geldi neden mi siz kendinizi köylü ve şehirli diye ayırmışsınız yok burjuva çocuğu gibi laflar ne kadar komik değil mi?evt ULU ÖNDER ATATÜRK' ÜMÜZÜN DE dediği gibi köylüler bizim efendimizdir neden mi çünkü onlar olmasa nice insanlar aç kalır öyle bir ayırım yapmak yani burjuva(zengin) köylü(fakir) bu çok yanlış değil mi buda bir nevi kişilik bozukluğu demek değilmidir.gürsel bey kimsenin bence kendisine itaat etmesini istememiş yazısında öyle bir ithamı yok okuduğum kadarıyla tam tersi dediği gibi uyuyan halkı uyandırmak istemiş ve herhangi bir partiliyim adıda kullanmamış ki neden sizin partiniz seçilmediği için öyle düşünüyorsunuz dediniz ki?tekrar sormak istiyorum siz gerçekten yazıyı okurken anlayarak mı okudunuz yoksa öylesine mi.iki bayan arasında geçen bir diyalogdan bahsetmişsiniz ben cumhuriyet kadınıyım demiş bundan daha güzel bir söz varmıdır soruyorum size kaç kişi geçrekten cumhuriyet kadınıyım diyebiliyor ki?okumuş aydın insanlardan bahsetmişsiniz okumak cahillikten kurtulmak demekmidir.nice okumuş insanlar tanıyorum ama hala cahilce düşünüyorlar okumak değil önemli olan insan olmaktır bunu unutmayın sakın.bir laf vardır bilirmisiniz baba oğluna demiş kısacası şu "oğlu babasına bak bana bana adam olamamışsın demiştin ama vali olduım diye böbürlenirken babasının verdiği cvp şudur oğlum ben sana vali olmazsın demedim ki ADAM olamazsın dedim" demiş.bu söz azdan çoktan herşeyi anlatırdır değil mi?_ve sizde bir halk insanına defolun diye hakeret etmiş ............. böyle bir boşluk bırakmışsınız.hem gürsey beyi bu konuda uyarıp sizde nasıl aynı şekilde hakaret edip defol diyebiliyorsun ki.kurtuluş savaşından bahsediyorsunuz siz mi savaştınız diye soruyorsunuz şimdi ben size soruyorum sen mi savaştın senin mi kanın dökülkdü.burda bile ayırım yapmışsınız oysa vatan bir bölünmez ve vatan için savaşılmıştır ama şimdi böyle bir vatan yok olmakla başbaşa neden at gözlükleriyle bakmak zorunda ihssediyorsunuz kendinizi kaç tane günde şehit veriyoruz kaç annenin yüreği yanıyor bunda hiçmi şimdi ki iktidarın paytı yok.kimseye halkıma laf söyletmem demişsin nerdenydin o zaman zamanında ANANI DA AL GİT dendiğin de eden o zaman sustun neden savunmadın halkını ve şimdi geçmiş ufacık bir yazı için bu kadar yaygara dökmüşsün bence insanları yargılamadan önce bir tanı ama yazından anlaşıldına göre bence siz bu insanın tanıyorsunuz ve de çekemiyorsunuz...
gürsel bey size gelince yazının çoğu insanın söylemek isteyipde cesaret edemediği tarzdan bir yazı içeriği çok güzel ama şimdi ki zamanda bazı arkadaşlarımızın kaldıramayacağı bir yazı böyle bir ortamda keşke yazmayıp sussaydınız çünkü hala anlamıyorlar gördüğünüz gibi sosyal bir insanım diyeni bir kişi bırakın yazınızı aslında sizi eleştirmiş ki bunda da bir gariplik var.ve size şunu sormak istiyorum burjuva çocuğu be ne demek gerçi ben aslında biliyorum da siz gerçekten öyle bir yapıya mı sahipsiniz onu merak ettim...
ha birde sinan bey şunu sormak istiyorum zamanında adnan menderes vatana ihanetlik yüzünden asılmıştı değil mi tarih en azından öyle anlatıyor ve şimdi ki iktidarın seçimlerdeki pankartına dikat ettiniz mi bilmiyorum ama orda 3 kişinin resmi var dı 1 ADNAN MENDERES 2 TURGUT ÖZAL 3 RECEP TAYİP ERDOĞAN hazırladıkları pankartta zamanında idama mahkum edilmiş bir kişi ve ve şimdi siz tutmuş onların türkiye için her şeyi yaptığını boş vaatler vermediğini söylüyorsunuz evt boş vaattler vermiyorlar gerçekten neden mi çünkü türkiye için hiç bir vaatleri yok ki....
bu Türkiyenin gerçek sahipleri ne sizler ne bizler ne de başkaları bu TÜRKİYENİN gerçek saihpleri bu vatan için şehit olup toprak altında yatan binlerce şehitlerimizdir bizler sadece bekçileriyiz bu vatanın ama ne yazık ki onuda yapamıyoruz işte bir kaç cahil yüzünden üç beş kuruşa peşkeş çekiliyor vatanımız..
ATATÜRK'ün kemikleri sızlıyor kesinlikle size bu konuda hak veriyorum çünkü atamız  biz bu vatanı bu hale getirin diye mi savaştık diye iç çekerdir şu anda. bence sizde o uyuyyan halkın içindeniz ve sizinde uyanma vaktiniz gelmiş. GÜNAYDIN SİNAN BEY.....
 
 
4 Aug.
Fahriwrote:
Sinan Bey merhaba,
Bu gereksiz tartışmayı fazla uzatmayalım. Hepimiz belli ki sol eğilimin çeşitli yerlerinden geliyoruz ve halk konusunda duyarlıyız. Kardeşimin demek istediği bence şuydu : bu kadar inanıp güvendiğimiz ve uğrunda savaştığımız halk, Türkiye'nin bu çok özel koşullarında, gerici imajını silememiş bir partiyi, diğer nedenler yanında,
birkaç torba erzak ve kömür için iktidara taşıyacak denli yanılgı içinde olmamalıydı.  
Size iyi günler diliyorum.
Fahri 
3 Aug.
Picture of Anonymous
Sinan Uzun wrote:

Saygılar Fahri Bey!

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; Bizim ülkemizde ki sosyalizm, dünyada ki sosyalizme benzeşmiyor bile. Bu ülkede ki her şeyin içine ettiğimiz gibi kavramlarında içine etimişiz. Bunu da ne yazık ki bu ülkenin aydınları ya da kendini aydın sananları bu hale getirmiş. Ben burada Gürsel Bey'e bir şey anlatmaya çalışmadım ne yazık ki, öyle anlaşılmış ama. Çünkü biliyorum ki Gürsel Bey ne söylerseniz söyleyin, ne derseniz deyin aynı şeyi düşünecek ve kendini sorgularken bile ben hata yapmam kibrinin tesirinde kalacaktır. Gürsel Bey ve onun gibi olan insanları çok iyi tanırım. Kimse yanlış anlamasın küçümsemek için söylemiyorum bunu. Gürsel Bey gibi çok arkadaşım var, sevdiğim, tanıdığım. Gürsel Bey'e karşı da herhangi bir önyargım yok. Tek amacım burayı belki birileri okur ve iki görüş arasında hatalı veya hatasız bir şeyler bulup, tek taraflı yorumlamadan sorgulayıp fikir sahibi olurlar mantığıydı.

Gürsel Bey'in yazısını bilmem okudunuz mu? Kardeşinizin yazısında üstü kapalı bir iki edebi cümleyle süslenmiş açıkca halka yapılmış bir hakaret var. İşte ben bunu kabullenemiyorum. O suçladığı insanların arasında nice insanlar var ki çok çok aydın ve saygıdeğer insanlar. Böyle bir konuda genelleme yapmak yanlıştır. Ayrıca kendi düşüncesinin doğru olduğunu neye göre savunabilir, kendisinin aydın oldğunu ima ettiği bazı cümleleri var ki bunu kendi neyle ölçmüştür. Subjektif anlayışla ve bakışla bu meselelerin doğrusu bulunamaz. Terbiye konusuna gelince emin olun ki benim yazdıklarım, kardeşinizi yazdıklarından daha kötü değil. Ama tabii ki onun yazdıkları gazete adabıyla daha süslü ve imalı cümleler. Ne yani bunun anlamını anlamak için düz yazmasımı gerek. İma etmekte aynı manaya gelmez mi?

Söyledikleriniz de haklısınız; her sosyalist dediğim gibi değil tabi. Ama ne yazik ki bu ülkede sosyalistlik de bazı zümre veya sınıfların hakkıymış gibi tapulanmamış mıdır? Tapulanmıştır. Benim karşı çıktığım bu. Beni tanıyanlar çok iyi bilir ki, özgürlük delisiyimdir. Bu halkın bileklerine takılan binbir türlü kelepçelerin farkında değil miyim? Bunun halkta farkına varmaktadır. Görülemeyen budur. Bu halk önceki seçimlerde şakşakçılık yapar, kim en çok vaadi verirse, kimin ağzı en iyi laf yaparsa ona oy verirdi. Yalan mı? Ama bu şeçimde konuşanı, vaad vereni dinlemedi. Size göre yanlış, başkasına göre doğrudur buna karışamam. Ama en azından artık bu halk laf salatası yemiyor ve bu bana göre bir uyanışın başlangıcıdır. Fakat birileri çıkıp bu milleti ki kendini tek aydın sanarak yuhlamaya, aşağılamaya kalkarsa bu objektif midir? Ben de kendime göre gayet aydın ve sorgulayan biriyim. Fakat kendimi bu halkı eleştirecek kadar üstün görmüyorum. Ve bana veya o eleştirilen kesime hakaret eden birine öncelikle saygı duyması gerektiğini hatırlatmak istedim. Bizim bir gazetede herhangi bir köşemiz yok ama olanlarında bu fırsatı kendine halkın üstünde bir mevki sayıp, insanları azarlamaya hakkı yok.

Dediğim gibi tek amacım buraya göz atacak insanlara bir karşılaştırma fırsatı vermekti. Zaten bu gazetenin yayın politikasından da anlaşıldığı gibi tek taraflı bir yayın organı. Kime, neye hizmet ettiği de biraz okuyunca anlaşılıyor.

Bu ülkenin aydınının en büyük sorunlarından biri olan halktan uzak yaşama ve halkı daima küçümseme gerçeğine ışık tutmak istedim. Çünkü aramızda o kadar çok var ki böyle insanlar. Tabi kardeşiniz öyle midir bilemiyorum. Ben yazdığı yazıdan yola çıkarak fikri düşüncesinin aynı olduğunu anladım. Ve başkalarına da o yazıyı okuttuğumda onlar da benimle aynı düşünceyi paylaştılar. Gürsel Bey yazımı okudum bir hata bulamadım dedi. Ben zaten onun kendisinde bir hata bulmasını da açıkçası beklemiyordum. Böyle yazı yazan birinden hata beklemek zaten yanlış olur. Ne demek istediğimi diğer yazdıklarımla değerlendirince daha iyi anlarsınız.

Neyse kendinize iyi bakın. Ben hepinize saygılıyım.

Fakat ben de bu ülkenin bir vatandaşıyım. Benim de kendime göre doğrularım ve yanlışlarım var. Size yanlış gelen bana doğru, bana doğru gelen size yanlış olabilir. Buna da önce saygı duymanızı beklerim. Bu saygıyı göremediğim için cevap verdim Gürsel Bey’in yazısına. Bana saygısızlık ettiğini düşündüm buna hakkı olmadığını söylemek istedim. Bana saygısızlık edene de saygı göstermeyi pek sevmem açık konuşmam gerekirse. Zoraki saygı duymak, yalandan saygılı davranmayı kabullenemiyorum. Bu da benim özgürlüğüm. Saygılar efendim….

2 Aug.
Fahriwrote:
Sevgili Sinan Bey,
Kardeşim Gürsel'le olan yazışmalarınızı uzaktan izliyordum ki, aslında her ikinizin de haklı haksız yönleriniz var, bir şey dikkatimi çekti : ne kadar da o klasik kitabi sosyalist söylemle konuşuyorsunuz siz ( kardeşim değil, yalnızca siz ). Her halk eleştirisi yapan saraylarda oturan, elini soğuk sudan sıcak suya sokmayan demek midir ? Neden suçlamadam önce tanımak, düşünmek ve Uğur Mumcu'nun deyişiyle bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak istemiyorsunuz ?
Bir de, düzey ve terbiye konusu var tabii ki...
Hoşçakalın.
Fahri Ekmekci 
2 Aug.
Picture of Anonymous
adsız wrote:
Gazetenizi öncelikle birinci sayfadan vermiş olduğunuz Hilmi Taşkın haberinden dolayı kınamak istiyorum. bir olay, bir durum ancak bu kadar saptıralabilir. Hilmi Taşkın olayının canlı tanıklarından biri olarak şunu söyleyebilirim olayın siyasi hiçbir tarafı yoktu. Hilmi bey haberde ismi geçen taksici arkadaşın küçük bir alacak davasından dolayı ticari taksisine el koymaya kalmıştır. Çıkan tartışmada taksiyi sahibine teslim etmeyen Hilmi bey taksi şöförüyle kavgaya girmiştir. Ayrıca şuurunu kaybettiği de yalandır. Olay sonrası kendi ayaklarıyla yürüyerek hastaneye gitmiştir. Gazetenizde çıkan fotoğraflarından da anlaşılacağı gibi yüzündeki bir iki şişlik diışında hiçbirşeyi olmadığı ortadadır.
Böylesi basit bir olayı dahi siyasi malzeme yapma anlayışı gazeteniz için utanç duyulacak bir durumdur. Bu haberi bir okuyucu olarak derhal düzeltmenizi ve karşı tarafında haklarının iade edilmesini talep ediyorum. Ki davada haklı olduğu için polis taksi şöforü arkadaşımızı serbest bırakmıştır. Adaletin tecellisine siz karar veremezsiniz. Sizi ayıplıyor ve de kınıyorum..... 
26 July